Makale 7

“Şüphesiz Allah işlerinize ve şekillerinize bakmaz. Kalplerinize ve niyetlerinize bakar.” hadisi şerifi hakkında.

Bu makale, “İnnallâhe lâ yenzuru ilâ suverikumve lâ ilâ a’mâlikum ve lâkin yenzuru ilâ kulûbikum ve niyyâtikum.”1 hadisi şerifini izah edecektir. Cenabı Hakk’ın bakışı kalplere yönelmiştir. Kalpten murat, Hak sevgisidir. Demek oluyor ki Cenabı Hak daima kendi sevdiğine bakar. Sevgili aynaya kendi cemalini görmek için bakar. Onun aynayı sevmesi, kendini sevmesindendir. Bu nedenle, her kim Allah’ı daha çok seviyorsa onun aynası daha saf, daha berrak olmalıdır. Çünkü sevgili daha parlak aynayı daha çok sever çünkü onda yüzü daha güzel görünür.

Şu hâlde Cenabı Hakk’ın enbiya ve evliya ile olan aşkbazlığı, hakikâtte gene kendisiyledir.


Cenabı Hak buyuruyor ki: “Ben, ne amellere bakarım ne de hile ile dolu olan katı cisme. Ben daima kalbe bakarım. Şunun için ki kalpten başkası benden haberdar değildir. Gönül ayna gibidir, ben de sevgiliyim. Aynadan başka şeye bakmam.”

380

Güzel yüzlü, aynadan başka bir şey istemez. Ona aynadan daha sevimli ne olabilir? Demek oluyor ki o gülümzar, kendinin talibidir. Yüzünün güzelliğini aynadan daha iyi seyreder, aynadan daima ziyneti artar. Aynayı istediği kadar hiçbir şeyi istemez onu daima ve her şeyden aziz ve makbul tutar. Hakikâtte o, kendine âşıktır. Aynaya yönelmesi kendini görmek içindir.

385

Evliyanın Hakk’ın talebi olmaları bundandır. Çünkü Cenabı Hak kendi güzelliğini onlarda seyreder. Evliya, kendi nakış ve ziynetlerinden şunun için vazgeçtiler ki kendilerinde sevgililerinin kendini seyretmesine engel kalmasın. Evet, onlar nakışlarını feda ettiler ki sevgilileri “Onların varlığı benim varlığımdır, onlar benim.” desin. Hüda, kendinden başkasını istemez olunca, evliyadan bir nefes ayrılmaması lazım gelir. Sen aradan çık! Yani kendin için vücut tasavvur etme! Tâ ki o, sana sığınsın. Ne güzel sığınmadır o! Sıfatlardan geç ki hedefine varasın. Maksuda eresin.

390

Bil ki varlık yokluktadır. Her kim kendi isteğiyle ölürse ebedi hayata kavuşur. Mutu gable en temutu (Ölmezden evvel ölün) sırrı buradadır. Kim bunu anlarsa insan olur. Bu ölümün, hayat olduğunu bilenler buna ölüm demezler.

Ey oğul! 

Eğer içerideki cehaleti çıkarabilirsen, yerine bilgi ve yetenek dolar. Hiçbir kimseye bilgisizliğinden şikâyet ettin mi? Yahut dertten tamamen kurtuldum, saf ve temiz oldum diyebildin mi?

395

Belki hâline memnun olarak dersin ki: ne olur testi de olsam? Sen testisin, Hakk’ın güzelliği deryadır.

Yahut o deryanın yanında sen bir damla gibisin! Veyahut Hüda bütündür, sen basit bir parçasın. Eğer Hüda’nın gerçekten dostu isen bu noktayı iyi düşün! Cüzün kül olduğu zaman, mutluluk ve neşe zamanıdır. Yıkılmak yeniden yapılmak demektir.

(SAYFA 20) Her kim ölüme, göreceli olarak ölüm derse, ölüdür; meyvesiz bir ağaç gibidir.

400

O, şaşı olduğu için onu ters görmüştür, başı yükseklerde olan aşkı başı aşağı da görmüştür. Yokluk şarabıyla ebedi sarhoş olan, ebediyeti yoklukta arar. Tane, toprağın altına girince dirilir, temiz topraktan baş gösterip çıkar. Yerin altında tamamen yok olduktan sonra taze ve seçkin meyvelerle ortaya çıkarak tekrar dirilir. Öldükten sonra, yüzlerce dal, binlerce meyvelerle yine topraktan baş gösterir.

405

Ölümden böyle faydalar temin eden, artık hayata dönüp de bakar mı? Hak yolunda kulluk padişahlıktır. Hükmü yerden göğe kadar geçerlidir. Katre, deryaya karışınca memnun olur. Esaretten kurtulur. Azade bir hayat sürmeye başlar. Onun ilmi, amellerinden ziyade olur, şefkatine karşılık başka şefkatler, rüya sayılır. Belki amelleri bile onun ayağı altına baş koyar, ameller o ilme can verir.

410

Çünkü bu ilmin kaynağı Hak’tır. Bu ilim öğretmensiz, kitapsız, kâğıtsız, ondan devşirilebilir. Böyle bir ilimden gözler nurlanır, habersizler kadrinden haberdar olur. Böyle âlimlerin düşünceleri perdeleri yakar, onun sözünden apaçık Hak görünür. Fikrin, zikrin olunca sana kanatlar bahşeder ki onlarla yükseklerde uçarsın! Cenabı Hak iyi fikirleri makbul kullarına, fena fikirleri de reddedilmiş kullarının aklına getirir.

415

Gerek iyi, gerek kötü, kendiliğinden olan bu fikirler açıkça ödül veya cezadır. Bir araya toplandıktan sonra mahşere varıldığında bu fikirler orada suret bularak mizana konacaktır. Uyanıkken göremediğimiz fikirler, rüyada meydanda olmuyorlar mı?

Endişeler uykuda nasıl suret buluyorsa, orada da suret elde eder. İstedim ki bunu şerh edeyim. Fakat bu, âkillere göre ancak bir işaret olur.

420

Akiller azdan çok anlar ve kalpteki esrarı okurlar.

Notlar

  1. Şüphesiz Allah işlerinize ve şekillerinize bakmaz. Kalplerinize ve niyetlerinize bakar.
Önceki makale
Makale 6
Sonraki makale
Makale 8
Menü